Şehir Ve Bölge Tarihi İlmi İle Klasik Eserleri

18.11.2015 Tarihinde İslam Tarihi Anabilim Dalında Öğretim Görevlisi olan İbrahim BARCA tarafından Şehir ve Bölge Tarihi Klasik Eserleri konusunda bir seminer verilmiştir.

 

Şehir ve Bölge Tarihi ilmi ile Klasik Eserleri

İslâmiyet’te tarih yazımının başlamasıyla neredeyse eşzamanlı olarak şehir ve bölgelere ait konular veya onların özelliklerini içeren eserler kaleme alınmıştır. İslâmiyet’in farklı coğrafyalara yayılması beraberinde yeni şehirlerin fethedilmesini veya kurulmasını ve sahip olunan şehirlerin gelişip büyümesi ve sayılarının artması gibi sonuçları doğurmuştur. Bu dönemlerde İslâm devlet yöneticileri dinî, ekonomik ve idari sebeplerle şehir ve bölge konulu araştırmalara önem vermişlerdir. Ulema ve görevlilerini bu yönde teşvik etmiş veya görevlendirmişlerdir. Dinî duyguların yanında şehirli olma farkındalığının yaygınlaşması, şehirlere ve diğer yerleşim yerlerine duyulan merak, sevgi ve o yerleri sahiplenme duyguları diğer Müslüman bireylerin -tarih, coğrafya ve seyahatname eser müellifleri- şehir ve bölge konulu eserler telif etmeye sevk etmiştir.

Medine kelimesinden türeyen medeniyetin doğduğu ve gelişip büyüdüğü, üzerinde yaşayan insanların maddi ve manevi kültürel ürünlerinin koruyuculuğunu ve ev sahipliğini yapan şehirler; ilim, sanat ve felsefenin konusu olarak tarihte yerini almış ve almaya devam edeceğe benziyor. Onlardan biri olan şehir ve bölge tarihi ilmi, şehir ve bölgelerin bir tarihçi gözüyle ve tarihe ait metot ve tekniklerle ele alınmasıyla bir ilim halini almaya başlamıştır, denilebilir. Günümüzde bazıları, bu ilmin bilimsel bir disiplin değil, aksine bir uğraş ve merak alanı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Şehir ve bölge tarihini ilmî bir disiplin olarak görenler ise; onu genel tarih veya tarih ilminin bir alt dalı olan sosyal tarih kapsamında ele almışlardır. Bazıları ise onu, coğrafyanın bir alt dalı olan tarihî coğrafya disipliniyle aynı görmüşlerdir. Ancak -ileride geleceği üzere- özellikle klasik İslâm eserlerinin içeriklerine bakıldığında bu ilmin tarih ilmi kapsamında şehir ve bölge özel tarih ilmi olarak adlandırılması ve değerlendirilmesi daha doğru görünmektedir.

 

MURAT AYDEMİR (0484) 212-1111 / 2910
İlahiyat Fakültesi
18.11.2015